Salı, Aralık 19, 2006

İTÜ Bilimkurgu Kulübü Toplantısı

Resimde belirtilen tarihte ve mekanda toplantımızı yapıyoruz. İtülü tüm Bilimkurgu sevenler davetlidir. Posted by Picasa

Cuma, Kasım 17, 2006

Bilimkurgu Dergisi 2. sayı çıktı

İTÜ Bilimkurgu Kulübünün çıkarmış olduğu Bilimkurgu dergisi ikinci sayısı ile tekrar sizlerle buluşuyor (gecikmelide olsa). Dergimizi İTÜ 75. yıl yemekhanesinde öğle saatlarinde açılan standdan edinebilirsiniz. Fotokopi masrafları nedeni ile 500 Kr lik bir fiyat koymak zorunda kaldık ( e olsun o kadar bizde zengin değiliz:)). Kısa bir süre sonra dergimizi pdf formatında internetten edinebilirsiniz. Posted by Picasa

Cumartesi, Ekim 14, 2006

Stanıslaw Lem Kronolojisi

Kronoloji:
1921 Stanislaw Lem' in doğumu,Lwow, Polonya.
1932 Eğitimine başladı II K. Szajnocha State Grammar School, Lwow.
1939 Ortaöğrenim diplomasını aldı.
1940-41 Lwow Universitesinde Tıp eğitimi aldı.
1942 Lwow'un Almanya tarafından istilasından sonra Alman firması için tamirci olarak çalıştı.
1944 Sovyetlerin Lwow'u geri almasıyla tıp eğitimine devam etti.
1946 Vatandaşlık kanunu ile ailesi ile birlikte Krakowa geri döndü.
1946 İlk eserini yayınladı, Czlowiek z Marsa (Marstan gelen adam), "Nowy Swiat Przygod" degisinde yayınlandı.
1946-48 "Tygodnik Powszechny" dergisi ile anlaştı, kısa şiir ve hikayeler yazdı.
1946 Tıp eğitimi için Jagiellonian Universitesine kaydoldu.
1947-1950 Konwersatorium Naukoznawcze asistan olarak çalıştı.
1948 İlk romanını yazmaya başladı. Szpital Przemienienia (Dönüşüm Hastahanesi)
1951 İlk kitabını yayınladı Astronauci (The Astronauts)
1953 M.D. Barbara Lesniak adlı radyolog ile evlendi.
1954 Babası öldü
1955 Czas nieutracony (Dönüşüm Hastanesinin diğer bölümleri)
1957 Dialogi (Dialoglar); Dzienniki gwiazdowe (Yıldız Güncesi)
1959 Eden (Aden); Sledztwo (Soruşturma)
1961 Pamietnik znaleziony w wannie (Küvette Bulunan Günce ); Powrot z gwiazd (Yıldızlardan Dönüş); Solaris (Solaris)
1964 Niezwyciezony (Yenilmez); Summa Technologiae
1965 Cyberiada (The Cyberiad)
1966 Wysoki Zamek (Yüksek Kale)
1968 oğlu doğdu
1968 Opowiesci o pilocie Pirxie (Pilot Pirx'in Maceraları); Glos Pana (His Master's Voice)
1970 Dışişleri Bakanlığından Plonya Kültürüne katkılarından dolayı ödül aldı.( minister of foreign affairs)!
1971 Doskonala proznia (A Perfect Vacuum)
1972 Polska Akademia Nauk üyesi oldu (Polonya Bilimler Akademisi).
1973 Wielkosc urojona (Imaginary Magnitude)
1973 Kültür Bakanlığından edebiyat ödülü aldı; America bilimkurgu yazarları derneği onursal üyesi oldu.( Science Ficiton Writers of America,SWFA )
1976 Katar (The Chain of Chance)
1976 SFWA dan atıldı.
1981 Wroclaw Polytechnic den onur ödülü aldı.
1982 Wissenschaftskolleg, Batı Berlin de 1 yıllığına Öğretim görevlisi oldu.
1982 Wizja lokalna
1983-88 Vienna da geçici evde yaşadı.
1986 Avusturyada ödüle layık görüldü.
1987 Fiasko (Fiyasko); Pokoj na Ziemi (Dünyada Barış)
1988 Polonyaya geri döndü.
1991 Avusturya Kafka Edebiyat ödülü.
1994 PAU (Polska Akademia Umiejętności) Üyesi oldu.
1996 Beyaz Kartal madalyası aldı.
1997 Krakow onursal vatandaşı oldu.
1998 Onursal derece;Opole University, State Medical University, Lviv, Jagiellonian University.
2000 Okamgnienie
2001 Swiat na krawedzi
2006 27 Martta hayatını kaybetti.
http://www.lem.pl/cyberiadinfo/english/kiosk/kiosk.htm
sitesinden derlenmiştir.
_________________

Blogged with Flock

Salı, Ağustos 15, 2006

C de Roma Rakamı Çeviricisi

Yeni C öğrenme çabalarımın ilk meyvelerinden, buyrunuz.



#include stdio.h //stdio.h ın başina kucuktur, sonuna buyuktur işareti konması gerekir
int main()
{
int b1000,b100,b10,b1,kontrol;
printf("Bu program 4 basamaga kadar olan sayilari Roma rakamlarina cevirmeye yarar. Eger daha kucuk basamakli sayilar kullanmak istiyorsaniz bir onceki basamaga '0' yaziniz\n");
printf("Sayinin 1000'ler basamagindaki rakami giriniz\n");
scanf("%d",&b1000);
printf("Sayinin 100'ler basamagindaki rakami giriniz\n");
scanf("%d",&b100);
printf("Sayinin 10'ler basamagindaki rakami giriniz\n");
scanf("%d",&b10);
printf("Sayinin 1'ler basamagindaki rakami giriniz\n");
scanf("%d",&b1);
switch(b1000)
{
case 1: printf("M"); break;
case 2: printf("MM"); break;
case 3: printf("MMM"); break;
case 4: printf("MMMM"); break;
case 5: printf("MMMMM"); break;
case 6: printf("MMMMMM"); break;
case 7: printf("MMMMMMM"); break;
case 8: printf("MMMMMMMM"); break;
case 9: printf("MMMMMMMMM"); break;
case 0: printf(""); break;
}
switch(b100)
{
case 1: printf("C"); break;
case 2: printf("CC"); break;
case 3: printf("CCC"); break;
case 4: printf("CD"); break;
case 5: printf("D"); break;
case 6: printf("DC"); break;
case 7: printf("DCC"); break;
case 8: printf("DCCC"); break;
case 9: printf("CM"); break;
case 0: printf(""); break;
}
switch(b10)
{
case 1: printf("X"); break;
case 2: printf("XX"); break;
case 3: printf("XXX"); break;
case 4: printf("XL"); break;
case 5: printf("L"); break;
case 6: printf("LX"); break;
case 7: printf("LXX"); break;
case 8: printf("LXXX"); break;
case 9: printf("XC"); break;
case 0: printf(""); break;
}
switch(b1)
{
case 1: printf("I\n"); break;
case 2: printf("II\n"); break;
case 3: printf("III\n"); break;
case 4: printf("IV\n"); break;
case 5: printf("V\n"); break;
case 6: printf("VI\n"); break;
case 7: printf("VII\n"); break;
case 8: printf("VIII\n"); break;
case 9: printf("IX\n"); break;
case 0: printf("\n"); break;
}
printf("Sonuc %d%d%d%d sayisinin Roma Rakamlari ile yazilmis halidir\n",b1000,b100,b10,b1);
printf("baska islem yapmak icin 1'i tuslayin yoksa 0' tuslayin\n");scanf("%d",&kontrol);
if (kontrol==1) main();
return 0;
}

Pazartesi, Temmuz 31, 2006

Ruslar "Total Recall" vari Sahte Tatil İşinde

Moskovada faaliyette olan Persey Tours acentası gerçek turlar ayarlamada başarısızlığa uğradı. Fakat son aylarda firma büyük başarılara imza attı. Başarılarının sırrı gerçek tur ayarlamada değil, sahte tur düzenlemelerinde.

Sadece 13.460 rubleye (500 ABD doları civarında), Persey Tours size egzotik bir tatil sonrası alabileceğiniz tüm eşyaları satıyor: sahte biletler, otel faturaları hatta profesyonel biçimde tasarlanmış içinde sizin de bulunduğunuz fotoğraflar.

Sadece Dmitry!i aramanız yeterli; Size 2,000 dolara sahte bir Ay turu bile ayarlayabilir. Ay'ı Rus Uzay aracıyla gezmek isterseniz hemen arayın:)

Bilim Kurgu Hayranları bu olayı Philip K. Dick hikayesinden uyarlanan "Total Recall" filminden zaten hatırlıyor.

technovelgy sitesinden derlenmiştir.

http://www.technovelgy.com/ct/Science-Fiction-News.asp?NewsNum=692



technorati tags:,

Blogged with Flock

Cumartesi, Temmuz 01, 2006

Yazar Blogları

Sağ taraftaki linklere bazı Bilim Kurgu yazarlarının linklerini ekledim. Keyifle geziniz efenim.

Blogged with Flock

Cuma, Haziran 30, 2006

Transformers Movie Trailer

İşte benim gibi fanatiklerin ağzına bir parmak bal çalacak bir trailer, izleyin coşun.

Burdan

Blogged with Flock

Salı, Haziran 27, 2006

İTÜ de İç Savaş

"Planımız başarıya ulaştı,efendim" dedi EEF'nin genç komutanı, son istihbarat rapor sunumunu bitirdikten sonra.Karşısındaki EEF Enformasyon Başkanı kafasını olumlu anlamına gelen bir şekilde ağır ağır salladı.Planın ana fikri genç komutandan çıkmıştı,planı üstlerine kabul ettirmek için kafasında sayısız gelişim olasılığı üretmiş ve her olasılığın simulasyonunu EEF mühendislerinin en son ürünü bilgisayarın yüksek kapasitesinin sınırlarını sonuna kadar sömüren yapay zeka programında test etmişti.Başarı olasılığı %95.478 olan yöntem uygulamaya konulmuştu.
Plan ve yöntem basitti:Kendi fakültesi gibi Bilim-Teknikte çok aşama kaydetmiş olan diğer fakülteler arasında mistisizm tohumları atmak.

Nano botlar gibi ürünlere belli bir yaşam süresi ayarlanmıştı,yaşam süresi biten nanobot karanlık biryere gidip kendini parçalara ayıryordu.Böylelikle görev tamamlandıktan sonra yapılan işin arkasında EEF nin olduğu anlaşılmıyordu.Tabiki Nano bot kalıntıları diye birşey yoksa nano botlarda olamazdı fakat nanobotları gördüğünü iddaa eden insanlar vardı ve sayıları gitgide fazlalaşıyordu."İnsanoğlunun belkide değişmeyen tek alışkanlığı" diye düşündü genç komutan:Anlaşılamayan durumları daha anlaşılamayan teorilerle açıklamaya çalışmak.Bu güya mistik olan olay büyüdükçe bir sürü teori kendiliğinden türedi,bir kısmı nano botların uzaylı bir ırk olduğuna ve amaclarınınının önce tüm itüyü sonrada dünyayı ele geçirmek olduğuna karar verdi ,diğer kesim ise kendilerini nano botları görebilen seçilmiş kişiler olduğuna inanmaya başladılar ve "kutsal,mikro-tanrılardan" yeni vahy gelene kadar sabırla beklemeyi kararlaştırdılar.
-Ne düşünürlerse düşünsünler diye içinden geçirdi komutan.Sonuç EEF zaferini getirecek olduktan sonra gerisi onu hiç mi hiç ilgilendirmezdi.

Nano botlar hakkında ortaya çıkan son söylenti raporlarını okuduktan sonra arkasına yaslandı ve dakikalar önce oda sıcaklığıyla ısıl denge haline gelmiş olan kahvesinden bir yudum aldı.Soğuk kahve boğazından midesine doğru gravitasyon kuvvetinin emrettiği bir biçimde hareket ederken yeni gizli bir emir geldiğinin sinyalı ekranda yanıp söndü.

-Kahretsin,dedi.Yine allahın belası şifreli bir mesaj.
EEF nin eskiden beri sürdürdüğü bir gelenekti bu.Tüm önemli emirler farklı bir kodlamayla şifrelenir ve o şekilde yollanırdı.Emri alan kişi emri görebilmek için şifreyi çözmek zorundaydı.Bu yöntem doğası gereği yeni ve yaratıcı şifreleme ve şifre-çözme tekniklerinin ortaya çıkmasını sağlıyordu.

Odayla ısıl denge halini koruyan likid kahverenkli arkaşaının sessiz varlığı eşliğinde şifreyi çözdü.Çözüm süresi 56 dakika 45 saniye."Lanet olsun" diye homurdandı."Bu emir mi çok gizli yoksa ben mi yaşlanıyorum?".Emri okuduğunda ise hala genç olduğunu anladı..
"Casus amaçlı kullandığımız nanobotlar İnşaat fakültesi görevinde başarısız olmuşlardır.
Hiç bir nanobot düşman fakülte duvarlarını geçememiştir.
EEF İstihbarat Komitesi tarafından konu üzerinde çalışmaya başlamanız emredilmiştir."

-İşte bu tam bir felaket! diye bağırdı.

Gerçektende bir felaketti,eğer nanobotlar İnşaat fakültesi sınırlarını geçememişse nanobot mistisizmide geçememişti.Bu durumda EEF tarafından yaratılan ve kendi kendini türetme aşamasına gelen mistisizm silahı İnşaat fakültesine yarıyor demekti.Çünkü bu ideolojik silah doğal olarak bazı alt kademe bazı EEF vatandaşlarınıda etkilemişti."Bu sorunu halledemezsem EEF'nin tüm gerçek silahları beni etkileyecek"dedi ve olanca gücünle masaya yumruğunu indirdi, o ana kadar bulunduğu kabın şeklini almış bir şekilde duran kahve ve su molekülleri de artık özgürdü.

devamı ve tamamı;

http://www.bilimkurgu.itu.edu.tr/forum/viewtopic.php?t=63

Blogged with Flock

Pazartesi, Haziran 26, 2006

itü bilimkurgu

Kulübümüz komedi işinde:D
Transformers movie preview

Transformers hayranları için, filminden önce kısa bir hazırlık videosu.

Transformers

Transformers
Transformers,
originally uploaded by mentat_emre.
20 li yaşlarında olanlar bilirler, bir zamanlar transformers diye bir efsane vardı. Başlayınca televizyona kilitlenip, kıt kulağımızla duyduğumuz jeneriği kıt ağzımızla söyleyeme çalışırdık. Kimsede doğrusunu anlayamazdı eminim ("Transformers, robots in disguse" diyomuş mesela ben daha yeni öğrendim). İleriki dönemlerde bir kaç versiyonu daha yapıldı, hatta hala yeni birkaç formatta devam ediyor. Ama eskisinin yeri bambaşka. Hele 1986 yapımı "Transformers the movie" bambaşka bir şaheser. Orson Welles'in mükemmel sesini cybatron rolünde duyabiliyoruz. Şimdilerde ise filmi çekiliyomuş, 2007 de vizyone girecekmiş. Benim yaşlarımda ki birçok insan koşa koşa gidecek eminim.

Bilim Kurgu Dergisi

İTÜ Bilimkurgu Kulübü tayfası olarak çıkardığımız dergi. İlk sayımız için bayağı uğraş verdik ama değdi. 100 adet basıp İTÜ de dağıttık, çıkan izdihamda onlarca ölüm yüzlerce yaralanma vakası meydana geldi :) Web sitemizin download kısmında sorun olduğu için pdf versiyonunu indirmede sorun yaşanıyor. İsteyenler post yazarak veya mail yoluyla bana ulaşsın. Hemen gönderelim. Posted by Picasa

Çarşamba, Haziran 21, 2006

Çöl Böceği Namib, Dune Çiy Yoğuşturucuları

moisture.jpg
moisture.jpg,
originally uploaded by mentat_emre.
Namib Dünyanın en kuru çöllerinde yaşayan bir böcektir. Sabah sisi birazcık nem bahşettiğinde, böceğimiz su içmek için hazırlanır.MIT araştırmacıları bu böcekten etkilenerek çok az miktarlardaki suyu alıp kontrol edebilen bir madde geliştirdiler.
En az miktardaki sis bile böceğin sırtıyla temas ettiğinde, 15-20 mikron çapındaki su damlaları, böceğin sırtındaki çıkıntılarda birikmeye başlar.
Çıkıntıların çevresinde balmumu kıvamında bir maddeyle kaplı olan, su geri püskürtücüleriyle kaplıdır. Çıkıntı yeterince büyük bir su damlası biriktirdiğinde bir kanal aracılığı ile böceğin ağzına gelir.

MIT araştırmacılarından Robert Cohen ve Michael Rubner 2001 yılında Nature dergisinde bu böceği anlatan bir makaleden etkilendiler. Bu teknik biotaklit (biomimicry)-doğal sorunlar için doğal çözümler- çalışmalarında kullanılabileceğini düşündüler.

Geliştirdikleri yeni madde superhydrophilic (su çeken) ve superhydrophobic (su iten) yüzeylerin birlikteliğinden oluşuyor. TEflon benzeri bir madde su itilmesi için yüzeye uygulanıyor; silis nanoparçacıkları ve yüklü polimerler ise su çekmek için çıkıntılı bir yüzey oluşturuyor.

Bilim kurgu yazarı Frank Herbert buna benzer bir düşünceyi Dune (1965) romanında kullanmıştı. Neredeyse hiç su bulunmayan çöl gezegeni Dune da bitki örtüsü geliştrimek için özel maddeler kullanılarak en ufak nem parçasını bile yakalayan çiy yoğuşturucuları kullanılıyordu.

"Dışarıda gördüğün her bir çalı, her bir ot," dedi Harah, "biz onları bırakınca nasıl yaşıyor sanıyorsun? Her biri kendi küçük çukuruna büyük bir şefkatle ekilir. Çukurlar kromo-plastikten yapılmış pürüzsüz yumurta şekilli cisimlerle doldurulur. Işık onlara beyaz bir renk verir. Eğer yüksek bir yerden bakarsan şafakta parıldadıklarını görebilirsin. Beyaz yansıtır. Ama yaşlı Güneş Baba gidince, kromo-plastik karanlıkta tekrar saydamlaşır. Aşırı bir hızla soğur. Yüzey havadaki nemi yoğunlaştırır. Bu nem bitkilerimizin yaşamasını sağlamak için damla damla aşağıya akar."
"Çiğ yoğuşturucuları," diye mırıldandı Paul, böylesine olağanüstü bir planın basit güzelliği onu büyülemişti. (Herbert,1965:467)

Herbert'in kurgusunda madde, aydınlıktan karanlığa geçildiğinde havadan nemi çekiyordu. Cohen ve Rubner'in geliştirdiği madde aynı işi farklı bir teknoloji ile yapıyor.

http://www.technovelgy.com/ct/Science-Fiction-News.asp?NewsNum=655
Sayfasından derlenmiştir.

Salı, Haziran 20, 2006

Düşünce Gücü ile İş Yapmak Artık Bilim Kurgu Değil

Amerikalı bilim insanı Peter Brunner kafasına takarak kullandığı alet ile saç telini bile oynatmadan, harf harf bilgisayar ekranına yazı yazıyor.

Avrupa Araştırma ve İcad Sergisinin dördüncü gününde, çoğunluğunu Fransız bilim insanlarının oluşturduğu geniş bir kalabalığın karşısında, ekrana "B-O-N-J-O-U-R" harflerini yaptığı icad sayesinde düşünce gücü ile yazdı.

Wadsworth Center, Albany, New York destekli projede Brunner ve iki meslektaşı "beyin bilgisayar arayüzü", ("brain computer interface" (BCI)) geliştirdi. Teknolojinin çalışma prensibi; beyinde oluşan elektrik impulslarını elektrotlar aracılığı ile algılayıp, sayısal sinyale çevirerek elektronik bir ortamda işlem yapmasını sağlamak.

Kaşıklar düşünce ile bükülmüyor ama bu olay gerçek bir eylem.

Araştırmacı Theresa Sellers BCI teknolojisinin tamamen felçi insanlar için oldukça yararlı olacağını belirtiyor. Dr. Sellers'a göre BCI e muhtaç olan yaklaşık 100 milyon insan var.

Sellers'a göre kelime yazmanın ötesinde fiziksel hareketi sağlayabilecek bir teknolojide mümkün. Şu an da bile bunu başarabildiklerini fakat çok karmaşık bir durum olduğu için henüz güvenlik gerekçesiyle uygulamadıklarını belirtti.

Dr. Brunner "bonjour" kelimesinin "b" harfine konsantre olduğunda, bilgisayar rastgele bir biçimde ekrana harf şekillerini gerçekleştiriyor. "b" harfi belirdiğinde Brunner'in beyni daha güçlü bir sinyal yollamaya başlıyor. Bilgisayarın bunu anlaması şu anki teknikte 15 saniye sürüyor. Teknik geliştikçe ileriki zamanlar da bu sürenin kısalması bekleniyor.

Sellers'a göre; "Süre olarak bakıldığında pek pratik görünmüyor, fakat felçi bir insanın hayatını kökten değiştirebilir."

http://www.spacedaily.com/reports/Mind_Over_Matter_No_Longer_
Science_Fiction.html
Sayfasından derlenmiştir.

Pazartesi, Haziran 19, 2006

Iron Maiden, To tame a land

Dune a adanmış iron maiden şarkısı. Pek parlak değil bana göre, ama sözleri güzel.


To Tame a Land

He is the king of all the land
In the Kingdom of the sands
Of a time tomorrow.

He rules the sandworms and the Freemen
In a land amongst the stars
Of an age tomorrow.

He is destined to be a King
He rules over everything
On the land called planet Dune.

Bodywater is your life
And without it you would die
On the desert the planet Dune.

Without a stillsuit you would fry
On the sands so hot and dry
In a world called Arrakis.

It is a land that's rich in spice
The sandriders and the "mice"
That they call the "Muad'Dib".

He is the Kwizatz Haderach.
He is born of Caladan
And will take the Gom Jabbar.

He has the power to foresee
Or to look into the past
He is the ruler of the stars

The time will come for him
To lay claim his crown,
And then the foe yes
They'll be cut down,
You'll see he'll be the
Best that there's been,
Messiah supreme
True leader of men,
And when the time
For judgement's at hand
Don't fret he's strong
And he'll make a stand,
Against evil and fire
That spreads through the land,
He has the power
To make it all end.


Blogged with Flock